Gök yarılınca mı ortaya çıktı,
Yoksa ben mi farkına vardım gürültünün altında?
Kışın çiçekler: gözlerinden.
akan ise çiy damlaları-
Ve eksik lütuf değil miydi geceden geçişi
ayazda kalan bedenimin.
Büsbütün karşımda yeniden!
Aydınlığı, sırtı ve kendisi
Kör bıçak gibi boğazımda,
keskin bakışlarıyla.
Göz ucuyla izliyorum:
berrak suyun içinde turuncu balık-
derininde ise yok sayılan ince bir duyum.
Terk edilmiş saatlerin geçişine o yaratık.
Ateşi çalanım, zincirlerim bileklerimde.
Ve sonrasında gecenin sonu gelmedi hiç:
Ayak izleri sahici acının, tepelerin ardında
ve ışık yok bu karanlığa.
ve ışık yok bu karanlığa.
Çıkar ateşi o zaman sakladığım dehlizden,
yerime sür yüzlere doğru.
Buzdan jiletleriyle zaman,
parçalıyor damarlarımı.
Umutla bakma hiçbirine çünkü ışığı yetmez,
umutla bakma her yüz bir yangın.
Tedirgin bir sessizliğe bürün: kışın çiçekler
siyahtır ve ürkütme sabahı. belki de gelecektir.
Tedirgin bir sessizliğe bürün: kışın çiçekler
siyahtır ve ürkütme sabahı. belki de gelecektir.
yine bekleyeceği
z.