21 Kasım 2018 Çarşamba

karalama: kışın çiçekler



Gök yarılınca mı ortaya çıktı,
Yoksa ben mi farkına vardım gürültünün altında?
Kışın çiçekler: gözlerinden. 
                           akan ise çiy damlaları-

Ve eksik lütuf değil miydi geceden geçişi
ayazda kalan bedenimin.
Büsbütün karşımda yeniden!
Aydınlığı, sırtı ve kendisi
                              Kör bıçak gibi boğazımda,
                              keskin bakışlarıyla.

Göz ucuyla izliyorum:
berrak suyun içinde turuncu balık-
derininde ise yok sayılan ince bir duyum.
Terk edilmiş saatlerin geçişine o yaratık.

Ateşi çalanım, zincirlerim bileklerimde.
Ve sonrasında gecenin sonu gelmedi hiç: 
Ayak izleri sahici acının, tepelerin ardında 
ve ışık yok bu karanlığa. 

Çıkar ateşi o zaman sakladığım dehlizden,
yerime sür yüzlere doğru. 
Buzdan jiletleriyle zaman,
parçalıyor damarlarımı.

Umutla bakma hiçbirine çünkü ışığı yetmez,
umutla bakma her yüz bir yangın. 

Tedirgin bir sessizliğe bürün: kışın çiçekler
siyahtır ve ürkütme sabahı. belki de gelecektir.
yine bekleyeceği
z.