küçükken bize zarar veren şeylerin arkasından koşardık. zamanında ilaçlama arabalarının arkasından koşar, futbol oynamak için gittiğim toprak sahada ceza sahasına girdiğim ve tam gol atacağım sırada bir fil yavrusunun on kusurlu hareketin onunu da aynı pozisyonda yapması sonucu düşerdim, sonra o filciğin peşinden koşar bir iki yumruk daha yerdim. sonra biraz büyüyünce giden otobüslerin arkasından koşmaya başladım. yani sayın okurum, insan yedisinde neyse yetmişinde de odur. hâlâ bana zarar veren şeylerin arkasından koşuyorum. anlayacağınız mutluluğun çaykur rizesporuyum, incil okuyan bir müslümanım, peşinden koştuğu hiçbir şeye yetişemeyen bir tek ayaklı yüz metre şampiyonuyum.