çiçek bahçelerini koşuyorum kışın
zamansız açan çiçeği görüyorum
açıp iki yana kollarımı kayboluyorum
birlikte yürüdüğümüz sokakta dünyayı geziyorum
yorucu bir günün ardından
vapurlar, sirenler, tramvaylar suskun
bir ağırlık çöküyor üstüme geceleyin
halden bilmez misafire benzetiyorum
her günün sonunda olduğu gibi
yorgun, sessiz ve dalları kırık
taşlanmış bir ağaç gibi üzgün ve düşünceli
yapayalnız oturuyorum
ormanından uzak ağaçlar gibi
anlıyor musun?
geceydi
ve ağır geliyordu özlemek