44. doksan derece dik dur
ezilmişsin. bu hayatın akışı içinde, yaşamak koşuşturmasında kaybolmuşsun. omzuna çarpıp geçenler seni dağıtmış. sırtında ağırlığınca dünya yükü varken dik dur demişler sana. hâlbuki sen yol gibi koordinat düzleminde birine ulaşmaya çalışırken, yine de dik dur demişler. duvar olmuşsun, bütün yollara, insanlara doksan derece dik durmuşsun. duvar olmuşsun ki ben ne zaman o koordinat düzleminde x ve y'nin arasından sıyrılıp sana gelmeye çalıştıysam dik bir duvara uğramışım. bâtıl inançlarım yok ama ne zaman o duvarala karşılaştıysam... inançlı gözlerle bakmışım, umutla dokunmuşum.