19 Temmuz 2017 Çarşamba

120. firuze

I.
birazdan firuze,
birazdan seni düşüneceğim yine
bir durulmaz nehir akar şimdi 
geyikler usulca uyur bir yerde

bir tren geçer şehrinden 
seninle ilk görüştüğümüz o yerden 

bu kaybolduğum koskoca denizde
ölü adamın gitar konçertosundan
ve unutmayan balıklardan 
bahset bana firuze
soğuk savaş zamanları filan
ve en kalabalık sokaklardan 
elleri cebinde geçenleri anlat

II.
firuze, 
birazdan seni düşüneceğim yine
bir apansız hüzne kapılırım
ağlarım diye korkuyorum

oysa seni sevmek gündüz ve gece,
tutkulu ve ırmaksal bir sesin
dalgalanışını izlemek öylece

ab orgine ego pro te!

güneş doğdu çoktan 
ve sesini duymak sabahları,
bir çeşit kuş cıvıltısı
dedim ya, ego pro te!
ve bu yara sonrası
bir yaradan çok doğum lekesi
'ne benziyor

hâlâ yüzünü görmek, kokunu duymak bir kalabalık arası
dengemi bozuyor
kirpiklerim ıslakken gülüyorum bazısı,
yaralıyordu bu, unutulmuyor

firuze inan,
nefes almak için açtığı pencereden atlayabilir insan
dayan diyorum kendime sonrası, dayan.

III.
firuze,
insan bazı şeyleri anlatamaz
çünkü kelimeler bazı şeyleri anlatmaya yetmez

şimdi ben diyorum ki ülkemiz üç tarafı 
acılar deniziyle çevrili kara parçası
ve ne yazık ki o denizde
yüzmeyi de öğreniyoruz
ölmüyoruz ne yazık ki ölmüyoruz
yaşıyoruz öylece
anlıyor musun?

sonuna kadar gitmek istiyor insan,
bıçak kemiğe dayanmadan
yaralandığını fark etmiyor işte