I.
bir fotoğraf gibi yaşlanmak isterdim seninle
birlikte yürüyemediğimiz bütün yolların ağırlığını taşıyorum
kadife gömleğin rahatsızlığı içinde
sana seni anlatacağım Viyana
lütfen beni iyi dinle
II.
hiç gitmediğin şehirlerin birinde
bir istasyonda belki de
kendi kendine soruyorsun, insan neden bu kadar yalnız kalır
ve düşünmüyorsun bile
hiç gelmeden gidenlerin arkasından nasıl el sallanır
bu yalnızlığı ben seçmedim diye düşünürken
sığınma talep ediyorsun yine kendine
okyanusları geçip sığ sularda boğuluyorsun
nerede yanlış yaptığını anlamıyorsun bile
iyi geceler Viyana
seni çok seviyorum gerisini düşünme
III.
her gece aklında bir otoban dolusu gürültü
küçük küçük intiharlar planlıyorsun
ölmekten de korkuyorsun belli
bıçak değil kağıt kesikleri
bir kaşık suda boğmaya çalısıyorsun kendini
omuzlarından dökülen uçurumlar
istiyorsun ki şu suya
biraz formaldehit döksem de içsem
yine de ölmesem
yapma Viyana
zaten insan ölemez ki sevmeden
bu kadar da pesimist olma
belki de dağılması gerekiyordu her şeyin
çok güzel güldüğün bir fotoğraf mesela
atmaya kıyamadığın şeylerin altında kalmışsa
savrulman gerekiyordu belki de
üstündeki tozlardan kurtulmak için
örneğin ben üzülmüyorum düştüğüm için
düşmeseydim yoksa sana tutunamazdım
seni görünce nefes almayı da unutuyorum mesela
beni hayatta tutan sen misin?
bir anıya tutunup kalmışsan ya da bir hatıraya
düşmüşsen durduk yere
keten pantolonlu bir adam gelip kaldırmaz seni
kimsenin de umurunda olmaz
hiçkimse annen değil senin için ağlamaz
dünya zaten bekleyenelerin mezarlarıyla dolu
iyi geceler Viyana
artık sev beni, neredeyse akşam oldu
IV.
çalan şarkı biraz hızlıymış ayak uyduramıyorum
dans etmeyi de bilmem zaten
seni görünce
ayaklarım birbirine dolaşıyor yürüyemiyorum
hem ben senden yürüyüp de gidemem
iyi geceler Viyana
seni bırakamam ama
gideceğin yere kadar sevebilirim
lütfen beni unutma